26 Şubat 2012 Pazar

Keramet dostta değilmiş meğersem.


Hayatta iki şeyden hep korktum.
Birincisi herhangi birisine borçlu kalmaktan.
Başkasına gebe kalmayı bir türlü hazmedemedim.
Tamam insanın kötü günü olur dostlarıda yardım eder vesselam.
Ki insanın dostlarıda ister esasında yardım etmeyi.
İleride sende ona yardım edersin.
Dostluk budur değil mi ya?
Dostlar böyle günlerde belli olur değil mi?
İkinci korktuğum şey bunun yanında hiç kalır esasında.
Kötü gününde yanında olan dostunu, rahat çıkınca sallamamak.
İplememek.

“Bak aklıma geldin” dememek.
Samimiyetsizlik örneği değil midir sizce ya?
Dostuna “Senin sayende çok şükür kurtuldum dertten” demek değil anlatmak istediğim.
Dostuna “teşekkür ederim ya sağolasın” demekte değil.
Zaten dostunla aranda bunun lafı olmaz.
Demek istediğim.
Bahsetmeye çalıştığım.
Dostlar hep kötü günde mi belli olur?
İyi gününde de dostluk olmaz mı?
İyi gününde insan ne kadar vefasız olabilir ki?
Her şey düzeldi.
Sorunlar bitti, sıkıntılar geçti, gene eski tas eski hamam.
Hayat normale döndü.
Dostunu iplemeden gene hayatının mücadelesi hatta kendi zevklerin doğrultusunda zamanını hunharca harcadın.
Dost diye gördüğün kişiyi yada kişileri iplemeden.
Sallamadan.
“ya ben şuradayım sen aklıma geldin” demedin.
Keyfin yerindeyken “naber ya” diye hal hatır sormadın.
Yada zamanının 3 dakikasını bile ayırmadın.
Sonra birde dosttum diyorsun.
Denizin kenarındasın ve taşlarda oturuyorsun.
Sıkıntıdan cep telefonun elinde boş boş rehberde gezinirken, ”ya öyle takılıyordum işte denizin kenarında sıkıntıdan patladım, aklıma geldin” demek?
Peh.
Hadi tamam iyide.
Bir önceki gece eğlencenin dibine vururken de keşke 
“ya ortağam biz eğleniyoruz bak şurada sende keşke olsaydın” dememek?
Yada şakadan nispet yaparcasına “bak ben şuradayım ortam iyi” dememek?
Akla gelir mi?
Açık konuşalım gelmez. Çünkü eğlencenin olduğu gece kendi çapının hayaline kapılmışın ve egoların doğrultusundan limitlerinin dibine kadar eğlencenin içindesin.
İnkar etme işte bu cümlemi.
Eğlenceden aklını kaybetmiş kimseyi tanımaz, hatırlamaz olmuş bünye.
Masanın şaşasına kapılmışlık.
O geceyi olabildiğince eğlenerek yaşama çabası.
Dost hep kötü zamanda belli olur derler.
Tamamda insan neden paylaşmaz iyi zamanını dostuyla?
Dostluk kötü zamanlar üzerine kurulu bir olay mı yoksa?
Kısacası iyi gününde “her şey kafana göre, kişinin yaptıkları hep doğru” 
Kötü günde “aman yandı keten helva”
Gerçekten Samimi mi sizce?
Kişi, birde bu yaptıklarının farkında ise…
Hiç buradan baktın mı olaya?

Hee. Bak şimdi düştü jeton.
Keramet dostta değilmiş.
Keramet dost diye gördüğün kişiyi iyi seçmekteymiş vesselam.