7 Mart 2012 Çarşamba

Anam Mim'lenmişim.

Anne beni fişlemişler. Etiket olmuşum güzel bir blog yazarına. Anne tamam hemen başlama güzel dedim diye, sevgilisi var zaten.  Missbone'u yazılarıyla takip ediyorum sadece. Bonbon ne desen haklısın. Mim'in üstünden 1 hafta geçti belki ama koşuşturmaca falan derken kusura bakma. Zaten mimlenme olayını yeni çözdüm. Ne olduğunu yeni anladım ki mimlendiğimi şans eseri anladım sen düşün artık. Bizim bakkal nuri abi söyledi en sonunda "olum mim seni takip eden görüşünü almak istediği bişi neyim öyle bişey veresiyen de kabardı kapat bi ara." dediğinde jeton düştü benim. Daha çömezim buralarda. Bir önceki kapattığım blogları saymazsak. Zamanla oturacak her şey sıkıntıya gerek yok.  Missbone mim'in ardından 5-6 yazı yazdı ben halen mimlenmişim cevap verecem. Ehh bana yani neyse;

1-Hayatınız filme çekilse adı ne olurdu ve soundtrackinde hangi şarkılar yer alırdı? 
Sabit rüzgar olurdu.
Böyle tezat isimleri sevmişimdir hep. İsim güzel olsun afişi işim gereği en janjanlısından hazırlarım zaten. Ama filmin konusuna gelecek hayatında rastlayabileceğin en ağır, en kült film olur. Şöyle anlatayım;
Kare bir masa, bir tarafında Quentin Tarantino onun karşısında David Fincher. Masanın diğer tarafında Kaan Çaydamlı onun karşısında Mete Avunduk. Bu dört kişi eşli okey oynuyorlar ve bende yancı rolünde Mete ile Quin'in arasında oturuyorum. İsimler bile bu kadar ağırken film ne kadar ağır olur tahmin bile edemiyorum. Chapter 1, Chapter 2... hayat serüvenim... Peh...

Ama filmin müzikleri konusuna gelince orada işler değişir işte. Mr. Nobody filminin herhangi bir müziğini yada benzerlerini koyardım.

2-Bir şeyleri değiştirme gücünüz olsa, neyi ya da neleri değiştirirdiniz?
Gölgelerin gücü adına, o güç buraya gelecek!
Derinlemesine düşününce hayatımda sadece tek bir şey için "keşke" diyorum. Büyük ihtimale o keşkemi düzeltirdim. 
Onun dışında;
- ve Şu son zamanlarda "dedim dedim bak ne oldu" fıkrasını hiç ortaya çıkarmamayı dilerdim.

- birde birkaç kişi var penguen olsun istediğim. 

3-Sizi en çok etkileyen sinema sahnesi ya da sahneleri?



- Ben seni 10 dakika önce öldürdüm -


4-Yaşadığın şehir bir günlüğüne yalnızca sana tahsis edilmiş, senden başka hiç kimse yok. Ne yaparsın?

Uyurum. Zaten çoktandır bu şekilde yaşıyorum. Kimse yok etrafımda. Bu yalnızlık yakınması değil harbiden yok ya.

5-Şu sıralar ilgiyle takip ettiğiniz diziler?

Lost'tan sonra korkar oldum dizi izlemekten. Hoş ben lost'un olması gerektiği gibi bittiğini düşünenlerdenim. Yani çok bozdu saçmaladı diye konuşanlardan değilim. Daha ilk sezon kutup ayısı çıkmıştı ne bekliyorduk ki.Neyse;
İzlediğim yabancı dizi kalmadı. Gençliğimde ara ara takip edebildiğim '99 yapımı Oz 'uda torrentten indirip bitirince pek bişey kalmadı elimde avcumda. He birde izlemeyi unutup şimdi hatırladığım Blue Mountain State var ki çıtır çerezlik dizi. 20 dakika sürüyor Absürd saçma bişey.
3 kelime, yerli, izlediklerim 1K1E ve Leyla ile Mecnun.  1k1e'yi türkmax zamanında beri takip ettim ettim ettim ett... Bağımlılık yani.
Leyla ile mecnun ise Burak Aksak'ın hangi kafayı yaşadığını anlamak. Birde SOSYAL MESAJ VERME KAYGISI yok. vs. vs. enteresan absürdlükte şeyleri bir araya toplayabiliyor. Fuzili, Sezar, Hitler, Uzay'da gezindi... Ehh yani..

Bir mimlenmişliğin daha sonuna geldik. Hayırlı uğurlu olsun siftah  Missbone'dan.