29 Mart 2012 Perşembe

Suç ve Türk

Birkaç arkadaşımın "abi acayip hikayeler var kitapta aklın durur" tarzı övgüsüyle geçenlerde Ntv yayınlarının "SUÇ" kitabına başladım. Gerçektende kitapta enteresan, aklımın durduğu hikayeler var. Çoktandır böylesine keyifle okuduğum bir kitap elime geçmemişti. Çok sevdiği için kardeşini öldüren bir kardeş, üç kafadarın soygun girişimi ve başına gelenler, çin işkencesi... Neler neler.  Neyse alır okursunuz. Benim bahsedeceğim kısım kitapta geçen bir Türkün muhabbeti. Dünyanın neresinde olursa olsun, hangi işi yapacak olursa olsun genetiğimizde var sanırım. Olaylara bakış açımız hep aynı. Türk her yerde türk. Sebepsiz gülmeme neden oldu desem yeridir.

Sf. 30 - Ek
Manolis, Samir ve Özcan'la tanıştığında uyuşturucu ticareti yaptığından süpheleniliyordu. Bu şüphe yersizdi ve yargıç kararıyla gerçekleştirilen telefon dinlemeleri kısa süre sonra durduruldu. Ama Manolis ile Samir arasındaki ilk görüşme kayıtlara geçmişti. Cep telefonunun hoparlörü üzerinden Özcan da dinliyor ve konuşmaya katılıyordu.


Samir: Yunan mısın?
Manolis: Ben Finliyim.
Samir: Konuşman finli gibi değil ama.
Manolis: Ben Finliyim.
Samir: Yunan gibi konuşuyorsun.
Manolis: Öyle olsa ne yazar. Sırf annem ve babam ve büyük annelerim ve büyük babalarım ve ailedeki herkes Yunan diye, ben de bütün ömrüm boyunca Yunan olarak ortalıkta dolaşmaya mecbur değilim ya. Zeytin ağaçlarından ve cacıktan ve o manyak danstan nefret ediyorum. Ben Finliyim. Benim içimde her şey Finli. Ben içtin Finliyim.
Özcan Samir'e: Tipi de Yunan gibi.
Samir Özcan'a: Finli olmak istiyorsa, bırak Finli olsun.
Özcan Samir'e: İsveçliye bile benzemiyor.
S: Neden Finlisin?
Manolis: Yunanlarla şu mesele yüzünden.
Samir: ...
Özcan: ...
Manolis: Bu iş Yunanlarda yüzlerce yıldır böyle işliyor: Bir düşünün, bir gemi batıyor.
Özcan: Neden ki?
Manolis: Çünkü gemi su alıyor yada kaptan sarhoş.
Özcan: Gemi neden su alıyor ki?
Manolis: Kahretsin, bu sadece bir örnek.
Özcan: Hımm.
Manolis. Gemi su alıyor. Tamam mı?
Özcan: Hımm.
Manolis: Herkes boğuluyor. Herkes. Anlıyor musunuz? Sadece tek bir Yunan hayatta kalıyor. Yüzüyor, yüzüyor, yüzüyor ve sonunda sahile ulaşıyor. Bütün o tuzlu suyu kusuyor. Ağzından kusuyor. Burnundan kusuyor. Her bir gözeneğinden kusuyor.. Sonunda ölü gibi sızana kadar, sümküre sümküre her şeyi içinden çıkartıyor. Herif tek başına hayatta kaldı. Diğer herkes öldü. Adam sahilde uzanmış uyuyor. Uyandığında, tek başına hayatta kaldığını fark ediyor. Yani ayağa kalkıyor ve karşısına çıkan ilk adamı öldürüyor, ortalıkta gezenin ilk adamı. Bu kadar basit. Ancak ortalıkta gezinen adam öldüğünde her şey eşitleniyor.
Samir: ?
Özcan: ?
Manolis: Anlıyor musunuz? Başka birini öldürmeli ki boğulanlarda eksik olan bir kişi de ölsün. Diğer herifi kendisi için öldürüyor. Eski bir, artı bir. Anladınız mı?
Samir: Hayır.
Özcan: Tekne nerden su alıyordu?
Samir: Kaçta buluşuyoruz?