12 Haziran 2012 Salı

Tavuk Rosto Hayali

Bana göre daha doğrusu benim en kolay ve pratik yaptığım yemekler arasındadır tavuk kızartması, sote yada haşlama veya artık sen ne diye adlandırırsan. Çünkü ben pek bi isim veremiyorum. Neyse geçende -üzerinize afiyet- öküz gibi acıkmışım açtım buzluğu donmuş hazır tavuk butlarını çıkarttım. İşin en meşakatli kısmı buzunu çözdükten sonra üzerindeki derisini yüzüp kemiği budundan ayırmak.. Yemeyi kolaylaştırmak amacıyla kemiği budundan gelende ayırırım. Neyse bir budu ayırdım ikinciyi ayırırken bu tavuğun olası hayatı  düştü aklıma;
Düşünsene tavuksun! Hatta civciv! Sarı sarı ortalıkta dolanıyorsun. Civciv gözünden bak etrafa çoğu şey senden büyük. Heidi'nin çiftliği gibi bir çiftliktesin. Sabahın köründe başlıyorsun cik cik gezinmeye. Kümesinden dışarı çıkıyorsun tepende kocaman beyaz bulutlar ve cam gibi havada parlayan güneş. Gözünün alabildiğince yeşillik bayırlar. İlerideki dağları görüyorsun tepelerindeki beyazlıklarla. Anne tavuğun ardından tek sıra yürüyorsun. Kardeşlerin arkanda veya önünde cik cik cik ede ede civarı tanıyorsun. Anne tavuk ne yiyiyorsa sende ona bakarak öğreniyorsun. Daha sonra ele avuca gelecek kadar olduğunda yaramazlıkların başlıyor. Kendisin büyük kümesin tepesine çıkabiliyorsun. Oradan yeşilliklerin üzerine atlarken kanatlarını çırpıyorsun. Bu senin ilk uçuş denemen! Belki kendini uçabiliyor sanıyorsun ama zamanla aklın başına gelip bir daha denemiyorsun bile. Bazen diğer tavuklar seni kovalıyor, 10-15 seri adım atarak kaçarken kullanıyorsun kanatlarını. Sonrasında duraksayıp demin kan ter içinde koşan sen değilmişçesine gene hiç bişey olmamış gibi gıdgıd edip otlanıyorsun. işte o an "ayağı kaldırımda sanan ama boşluğa basıp düşen kızın dramını, sonrasında hiç bişey olmamışçasına başı dik yürüyüşün" tattırdığı hissi anlıyorsun. Artık ergen bir tavuksun. Belkide aşık olacaksın yakın zamanda. Gözüne horoz kestiriyorsun. Daha sonrada yumurtlamayı öğreniyorsun. Her sabah 1-2 tane yumurtluyorsun. Çoğalmaya karar verdiğin ve gene yumurtladığın bir sabah üzerinden hiç kalkmıyorsun. Günlerce üstünde oturup sıcak tutuyorsun. Haftalar sonra yumurtalar çatlıyor yavruların başlıyor bağırmaya... cik.cik.cik... Onlara yol yordam öğreteceksin zamanla ama bunu için 1-2 günün daha var. Kendilerini yuvadan çıkartmaya uğraşan yavruları içeride tutmaya çalışıyorsun...

Derken telefonuma gelen mesaj sesiyle irkildim. Birden önümde duran çayı gördüm, bir elimle de doymuş karnımı sıvazladığımı farkettim. Bu da böyle bir yalnızlık anım... Deliriyorum evet.